Randevudan önce çocuğa ne söylenir, ne söylenmez
İyi niyetle kurulan birkaç cümle, çocuğun aklına o güne kadar hiç gelmemiş şeyleri sokabiliyor. Randevu öncesi konuşmayı en aza indirmenin nedeni bu.
- Yazar
- Uzm. Dt. Duygu Tuna
- Yayın tarihi
- dk okuma
- 2 dk okuma
İçindekiler
Kliniğe gelen çocukların bir kısmı kapıdan girmeden önce korkmaya başlamış oluyor. Bunun kaynağı genellikle kendi deneyimleri değil — çoğu hiç diş tedavisi görmemiş oluyor zaten. Kaynak, evde kurulan cümleler.
En sık duyduğumuz üç cümle
"Korkma, hiçbir şey olmayacak." Bu cümle çocuğa korkulacak bir şey olduğunu haber veriyor. Kimse yolda giderken "korkma" demez; bu kelime ancak tehlike varken kullanılır ve çocuk bunu biliyor.
"Acımayacak, söz veriyorum." Tutulamayacak bir söz. Eğer o gün en ufak bir rahatsızlık olursa, verilen sözün karşılığı yok demek oluyor — ve bir kez kırılan güven ikinci randevuda tamir edilemiyor.
"Uslu durmazsan doktor iğne yapar." Bu cümle randevudan haftalar önce, tamamen başka bir bağlamda söylenmiş olabiliyor. Sonucu şu: hekim, çocuğun zihninde bir ceza aracı olarak kayıtlı.
Bunların yerine ne söylenir
Az söyleyin. "Dişlerini sayacaklar" cümlesi yeterli. Nötr, doğru ve merak uyandırıcı; hiçbir şey vaat etmiyor.
Ayrıntıyı çocuk sorarsa verin, sormadan vermeyin. "Ne yapacaklar?" diye sorduğunda "aynayla bakacaklar, sen de kendi dişlerini görebileceksin" demek yeterli.
Kendi diş deneyiminizi anlatmayın. Yetişkinlerin çocukluk anıları neredeyse her zaman kötü diş anıları oluyor ve bunlar bir çocuğa aktarıldığında beklentiye dönüşüyor.
Randevu günü
Saati iyi seçin: uyku ve yemek saatine denk gelen bir randevu, hiçbir şey yapılmadan kötü geçiyor. Sabahın ilk saatleri en iyisi; çocuk dinlenmiş oluyor ve bekleme süresi kısa.
Odada tek ebeveyn kalın ve konuşmayı bize bırakın. Çocuk aynı anda iki kişiyi dinlemek zorunda kaldığında dikkati bölünüyor. "Aç ağzını, hadi, korkma" gibi araya giren cümleler, iyi niyetle söylense de sürecin ritmini bozuyor.
Randevudan sonra
"Aferin, hiç korkmadın" demeyin. Övgü, ortada korkulacak bir şey olduğunu bir kez daha onaylıyor. Bunun yerine olan biteni tarif edin: "dişlerini saydırdın", "ağzını açık tuttun, işleri kolaylaştırdın".
Hediye vaadi kurmayın. Randevu öncesi verilen ödül sözü, çocuğa "bunu atlatman gereken bir şey" mesajını veriyor. Randevu sonrası kendiliğinden gelen küçük bir şey ise başka; aradaki fark, sözün önceden verilmiş olması.
Bir şey ters giderse
Çocuk ağlarsa, koltuğa oturmayı reddederse ya da randevu yarıda kalırsa bu bir başarısızlık değil. Bizim için o gün alınan tek sonuç şu: çocuk buradan kötü bir anıyla çıkmadı. İkinci randevu neredeyse her zaman birincisinden kolay geçiyor — yeter ki birincisi zorlamayla bitmemiş olsun.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, hekim muayenesinin yerine geçmez. Tedavi kararı ağız içi muayene ve radyolojik değerlendirme sonrasında verilir.
Tüm yazılar